Advertisement

Türkiye 51 Çek Cumhuriyeti 56 (Sadece Mücadele Etmek Yetmiyor Bazen)

Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası ikinci turunda ilk maçını Çek Cumhuriyeti ile oynayan Potanın Perileri maç boyunca iyi mücadele etmesine rağmen atışlardaki yüzdesizliği ile kaybetti.

Maçı genel olarak ele alacak olursak; Nevriye Yılmaz'ın boyalı alanda post up'ları etkili oldu. Tabii rakip de armut değil, double team (ikili sıkıştırma) ile belirli bir zamandan sonra yorulan Nevriye'yi etkisiz hale getirdi. Bu noktada Nevriye'nin dışarı verdiği topların üçlük isabeti olarak hanemizde yazmasını bekledik, olmadı.

Işıl Alben ile Tuğba Palazoğlu gerçekten çok kötü bir turnuva geçiriyorlar. Bu gün de etkisizlerdi. Işıl'ı neden eleştirdiğim konusuna gelince gereğinden fazla abartıldığını düşünüyorum. Evet, ağır bir sakatlık ve ameliyat geçirdiğini biliyorum, çok etkilemiştir bu da kabulüm. Fakat bu durumda dahi Kobe Bryant misali Işıl Alben'e bel bağlamak yanlış. Neyse maçla devam edeyim. Birsel Vardarlı oyuna girdiğinde hücumumuz her zaman tempo kazandı. O içeri penetre ettiğinde boyalı alan hareketlendi, oyuncularımız boşa çıktı vs. Ama Tuğba veya Işıl oyundayken durağan bir basketbol oynadık. Farkettiyseniz bir ara forvet ve pivot oyuncularımız da dahil tüm oyuncularımız üçlük çizgisi civarlarında dolaşıyordu. Bu halde nasıl mantıklı bir hücum gerçekleştirebiliriz? Üstelik dış şut yüzdemizin de diplerde olduğu bir günde...

İyi ve doğru hücum edemediğimiz halde savunmayı iyi yaptık. Zaten maçın içinde bu kadar kalabildiysek bu da iyi yaptığımız savunmadandır. Bir ara 10 sayı geriye düştük ancak geri gelmesini başardık, kopabilirdi de maç. Tıpkı Rusya maçında olduğu gibi. Toplamda 18 sayının atıldığı, kısır geçen ikinci çeyreğin ardından üçüncü çeyrekte işler istediğimiz gibi gitti. Yine çok sayı atamadık belki ama savunmada da yemedik. Ve üçüncü çeyreğin son hücumunda Birsel'in leziz asisti sonrası Nevlin'in basketiyle final periyoduna 37-36 önde girdik ki maçta ilk defa skorda öne geçmiştik.

Artık daha moralli, daha kendinden emin ve kazanmaya yaklaşmış bir milli takım vardı son çeyrekte. Ancak Çekler son çeyreğe üst üste iki üçlükle başladılar. Çok can yaktı bu şutlar. Yine de maçın içinde olmayı başardık. Hücumda verimsiz oynayan Tuğba'nın son çeyreğin ilk 3 hücumunu kullanmasına anlam veremedim bir de, biri açıklasın bana. Neden Tuğba? 4/13 attı bu gün. Bortelova ve Elhotova'nın üçlüklerini durduramadık ya da öyle demeyelim biz iyiye yakın savunma yaptık ama onlar çok iyi günündeydi. Bu üçlükler son çeyreğin bitimine 2 dakika kala farkın 10 sayı Çek Cumhuriyeti lehine çıkmasını sağladı. Son dakikalarda ön alanda yaptığımız presler sonuç verdi, yanılmıyorsam 3 defa sekiz saniye ihlali yaptırdık rakibe. 1 dakika kala mola sonrası Nevlin ve Işıl kaynaklı 5 sayı bulsak da süre çok azdı, 56-51 kaybettik.

Bu maçla bir kez daha anlaşıldı ki, sadece iyi mücadele etmek, iyi savunma yapmak yetmiyor kazanmak için. Hücumda bir şekilde sayı üretebilmek gerekiyor istikrarlı bir şekilde. Biz bunu yapamadık. Nevriye'ye çok bel bağladık, Birsel'in birebirlerine kaldık. Takım olarak iyi oynayamadık bu yüzden de. Özellikle forvet oyuncularımızdan hiç verim alamadık desek yeridir herhalde. Bir de, bolca hücum ribaundu aldığımız bir maçı kaybetmek çok koyuyor insana. Cidden böyle düşündüğümüzde kaybetmenin acısı iki kat daha etki ediyor bünyeyi. Sağlık olsun derler klasik olarak, biz de onu diyeceğiz.

Maç istatistiklerini detaylı bir biçimde görmek isterseniz, sizi şöyle alalım.
Türkiye 51 Çek Cumhuriyeti 56 (Sadece Mücadele Etmek Yetmiyor Bazen) Türkiye 51 Çek Cumhuriyeti 56 (Sadece Mücadele Etmek Yetmiyor Bazen) Reviewed by Adsız on 23:13 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Soru-Cevap-Bilgi

Blogger tarafından desteklenmektedir.