Advertisement

Tanjevic-Yeni İmaj-Röportaj

Başlık baya kafiyeli oldu ha.. :) Resimlere dikkat ayrıca! Türkiye Basketbol Federasyonu'nun sitesinde yer alan röportajı aynen aktarıyorum:

Geçtiğimiz sezonu şampiyon olarak tamamlayan ve 2008-2009 sezonu için kadrosunu 3 yabancı oyuncu ile takviye eden Fenerbahçe Ülker’in Antrenörü Bogdan Tanjevic, Beko Basketbol Ligi ile ilgili düşüncelerini ve yeni transferlerinden beklentilerini anlattı.

2008-2009 sezonun ilk resmi maçının oynandığı Teknosa Türkiye Kupası’nda B Grubu’nda mücadele eden ve ilk maçını farklı kazanarak sezona iyi bir başlangıç yapan sarı lacivertliler, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da şampiyonluk parolası ile yola çıktı.

Sivas’ta Erdemir ile oynayacağı maç öncesinde konuştuğumuz tecrübeli antrenör Bogdan Tanjevic, yeni transferlerinden Marques Green ile ilgili düşüncelerini paylaşırken, “Marques Green, iyi bir aile babası, o Fenerbahçe Ülker’in sorumlulukları ile evlendi. Oyunda kendisini düşünmeden takımı oynatmasını, yani ondan takıma hizmet etmesini bekliyorum” dedi.

Tanjevic, Gordon Gricek’ten beklentisini özetlerken de “Sadece kariyeri ile değil kişiliği ile de örnek bir oyuncu olan Gordon Giricek’ten ise klas bir dokunuş bekliyorum. O sahip olduğu yeteneklerle takımımıza ivme kazandıracak bir oyuncu” yorumunu yaptı.

Fenerbahçe Ülker yeni sezon için kadrosunu sadece 3 yabancı oyuncu ile takviye etti. Transfer dönemindeki politikanızı açıklar mısınız?
Öncelikle şunu belirtmek istiyorum, geçen yıl kadromuzda bulanan Willie Solomon, kendi yoluna gitti ve NBA’yi tercih etti. Bu oyuncunun gidişi ile birlikte biz oyun kurucu pozisyonuna transfer edeceğimiz oyuncuyu belirlerken, Avrupa tecrübesi olan ve 2 milyon euro gibi ücretlere varan oyuncuları düşünmedik. Yetenekli ve basketbolu beyni ile oynayan bir oyuncuyu seçebilirdik. Bununla birlikte ailemize uygun iyi bir aile babası olacak, takımı yönetecek özellikte bir oyuncunun arayışına girdik. Sonuçta Fenerbahçe Kulübü, 100 yıl daha yaşayacak bir kulüp. Kulübün geleceğini de düşünmek zorundayız. Sahada bütçeler değil, yetenekler ve kapasiteler konuşur. Basketbol ailesinin, bize bütçemiz ile değil, basketbolumuzla saygı duymasını bekliyoruz. Transferde izlediğimiz bu teknik politikayı önümüzdeki yıllarda da devam ettireceğiz. Herkesten daha çok çalışarak, iyi şeyler yapacağız. Doğru yolda olduğumuza eminim. Hepimiz gelecek sene kadromuzda kimlerin olacağını bugünden biliyoruz. Seneye daha da güçleneceğiz ve hiç transfer yapmayacağız. Ama bugünkü görevlerimizin de bilincindeyiz. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da şampiyonluk hedefi ile yola çıktık. Fenerbahçe Ülker’in bu hedefin dışında başka bir hedefi de zaten olamaz.

Willie Solomon’un yerine Beko Basketbol Ligi’ni tanıyan ancak Euroleauge tecrübesi olmayan Marques Green’i tercih ettiniz. Bu oyuncunun sahip olduğu özellikler ışığından kendisinden neler bekliyorsunuz?
Her şeyden önemlisi Green, ailemizin bir ferdi oldu. Takıma büyük katkı vereceğinden eminim. O, iyi bir aile babası. Fenerbahçe Ülker’in sorumlulukları ile evlendi. Onun birinci görevi, diğer oyuncularımızın basketbollarına olumlu katkı sağlamak ve yetenekli genç oyuncularımızın daha ileriye gidebilmelerine zemin hazırlamak. Oyunda kendisini düşünmeden takımı oynatmasını yani ondan takıma hizmet etmesini bekliyorum. O da şu anda kendisinden beklediğimizi yapıyor. Antrenman ve maç performansından son derece memnunum. 5 sayı attığı maçlarda da 20 sayı attığı maçlarda da iyi oynayacağına inanıyorum. Rakip takımların ve maçların özelliklerine göre onun da istatistiksel değerleri değişecektir. Sistemin bir üyesi olarak görevini en iyi şekilde yapacağına eminim.

Gordon Giricek transferi çok ses getirdi. Türk basketbolseverler, NBA kariyerli bir oyuncuyu izleyebilme şansı bulacaklar. Bu oyuncu ile ilgili düşüncelerinizi de öğrenebilir miyiz?
Kendisinden klas bir dokunuş bekliyoruz. O sadece kariyeri ile değil, kişiliği ile de bunu yapabilecek örnek bir oyuncu. O da ailemizin bir bireyi oldu ve yeteneklerini sistemimiz içerisinde en iyi şekilde sergileyecek. Sahip olduğu yetenekleri ve tecrübesi takıma ivme kazandıracak ölçüde. Green gibi Giricek de bizimle 1 aydır çalışıyor ve takımla uyumu son derece iyi.

Yeni sezonda basketbolseverler nasıl bir Fenerbahçe Ülker izleyecek?
Biz sistemimize uygun oyuncuları bulduk. “Fenerbahçe Ülker’in sistemi nedir?” derseniz, bunu şöyle açıklayabilirim; Tüm teknik heyetimiz ve oyuncularımız her şeyden önce kendi egolarından sıyrılarak, takımı ön planda tutacaklarını biliyorlar. Bu bilinç ile hareket ediyoruz. Ben, yeni sezon ile birlikte gelecek yıllarda da Fenerbahçe Ülker’in çok daha iyi yerlere geleceğinin garantisini verebilirim. Mücadele ettiğimiz her kulvarda başımız dik olacak. Bu sene yapacaklarımız gelecek yıllar için bir adım.

Beko Basketbol Ligi’nin tüm takımları transfer dönemini hareketli geçirdi. Şampiyonluk için mücadele vereceğiniz rakipleriniz de kadrolarını oldukça güçlendirdi. Diğer takımların yaptığı transferleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Açıkçası biz kendi evimizin içerisine bakıyoruz. Rakiplerimize gelen oyunculara göre sistemimizi belirlemiyoruz. Zaman içinde bizi ileriye taşıyacak transferler yaptık. Avrupa’da Fenerbahçe Ülker kadar genç ve yetenekli oyunculardan kurulu bir takım daha yok. Bu genç oyuncular şu anda sahip oldukları yetenekleri gelecekte çok daha ileri düzeylere taşıyacaklar. Rakiplerimiz çok büyük isimlerle kadrolarını güçlendirdiler ama biz onları durdurabilecek kapasiteye ve güce sahibiz.

Yeni sezonda Beko Basketbol Ligi ile ilgili olarak öngörülerinizi de öğrenebilir miyiz?
Geçtiğimiz yıldan daha güçlü bir lig olacağı kesin. Genel olarak takımlar hem teknik heyetlerini hem de kadrolarını çok güçlendirdiler. 5 yabancı oyuncunun olması da ligin kalitesini arttıracak. Bu sene yaşanacak sert mücadele de gelecek sezonlara yansıyacak. Şu anda yaşanan tek sorun genç ve yetenekli Türk oyuncuların sakatlıkları. Sahip olduğumuz bu oyuncular gerçekten Avrupa’nın en iyi basketbolcuları. Ligimizdeki genç oyuncuların tek şanssızlıkları ise takımlarında yedek kalmaları ve böyle güçlü bir ligde fazla süre alamamaları. Ben Milli Takım Antrenörü olarak bu yaşanan şanssızlığı üzülerek belirtmek isterim. Bu yeteneklerin başka takımlarda en az 20-25 dakika oynamalarını görmeyi çok isterdim. Türkiye’de olduğum 4 sene içerisinde birçok genç yeteneğin arzulanan süreleri alamadıkları için gelişimlerini tamamlayamadıklarına şahit oldum. Bu kadar güçlü bir ligin tek şanssızlığı da bu işte.

Avrupa Şampiyonası Eleme grubunda oynadığınız son maçtan önce Fransa Basketbol Federasyonu size bir ödül verdi. Bu ödülü aldıktan sonraki duygularınızı da açıklar mısınız?
Samimi olarak şunu belirtmek isterim ki; Ben bir basketbol adamıyım. Her zaman Avrupa basketbolunun büyümesi için emek harcadım. Fransa’da Avrupa’nın önemli yeteneklerini ortaya çıkarmış bir ülkedir. Eleme grubunda oynadığımız son maç öncesinde Fransa Basketbol Federasyonu’nun bana verdiği ödül son derece gurur vericiydi çünkü, Fransa tarihinde bu ödül, Fransa dışından sadece iki kişiye verildi. 1993 yılında Limoges’u Avrupa Şampiyonluğuna taşıyan Bozidar Maljkovic ilk kez bu ödülü alırken ben ikinci kişi oldum. Bunun anlamı ve değeri büyük.

Avrupa Şampiyonası elemelerinde Fransa ve İtalya takımlarının performansları hakkında neler düşünüyorsunuz?
İtalya yada Fransa’dan biri yada her ikisi gelecek sene Avrupa Şampiyonası’nda olamayabilir. Bu Avrupa besketbolu için istenmeyen bir durum. Diğer taraftan da bu gelişmenin başka bir pencereden bakıldığında olumlu tarafını görmek de mümkün. Bu, diğer ülkelerin basketbollarını geliştirmiş olduğunu ve bu iki ülkenin önüne geçtiğini gösteriyor. Ben, Avrupa basketbolunun yükselmesini isteyen bir basketbol adamı olarak, son 4 yıldır görev yaptığım Türkiye’nin tüm Avrupa ülkelerin önünde olmasını arzuluyorum.

Siz kariyerinde önemli başarılar bulunduran bir antrenörsünüz. Bu zamana kadar da hakkınızda gerek elde ettiğiniz başarılarla gerekse antrenörlük kariyeriniz ile ilgili basında birçok yorum çıktı. Bunların arasından hiç unutamadığınız yada sizi çok duygulandıran bir yorum var mı?
Ben kariyerim boyunca basın ile çok iyi ilişkiler içinde oldum ve hiçbir zaman medya ile savaşmadım. Halka dönük bir iş yapıyorum ve medyanın da görevi bu işi halka yansıtmak ve halkın düşüncelerini de bizlere aktarmak. Bu çerçevede ilk olarak şunu belirtmek isterim ki; Bu zamana kadar benimle ilgili yapılan tüm eleştirileri kabul ettim. Eğer bir gün bu eleştirileri yapan gazeteciler bana eleştirdikleri noktaların nedenlerini sormak isterlerse de açıklarım. 1974 yılında Avrupa Şampiyonluğunu kazandığım tarihten bu zamana kadar hakkımda çok güzel şeyler yazıldı elbette. Bunların içinden bir ayırım yapmam ve birini seçip söylemem zor. Ancak şu da unutulmamalı ki; her zaman bal değil bazen ekşi şerbet de içersiniz.

Tanjevic-Yeni İmaj-Röportaj Tanjevic-Yeni İmaj-Röportaj Reviewed by Adsız on 00:52 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Soru-Cevap-Bilgi

Blogger tarafından desteklenmektedir.