Şuradaki postun yorumlarında yazılanlara bir göz gezdirin. TBL'nin en eski guardlarından biri olan Hakan'ı resmen yerden yere vurdular.. Ordan anlatamadım, belki burdan anlatabilirim.
Hakan'ın Tuborg kariyerinden başlayan performans artışı halen sürmekte. Potaya fazla bakmayan, daha çok asistleriyle ön plâna çıkan bir isim oldu yıllardır. Hatta 2001'de A Milli Takım'a kadar yükseldi. Bir çok takım gezdi ve neredeyse tamamında istikrarını korudu. Daçka altyapısında başladı kariyerine. İlk patlamasını 01-02 sezonunda Daçka ile yaptı. Henüz 20 yaşlarındaymış o zaman bakıyoruz da, ligde iyi işler başarmış, milli takıma kadar yükselmiş. Sonrasında 3 yıllık bir Tuborg, birer yıllık Tofaş ve Kepez kariyerlerinden sonra son durak Pınar Karşıyaka.
Hakan'ın oyun şablonuna baktığımızda aklıma Stockton geliyor.(Aklıma ilk o geldi, kıyas yapmıyorum, bu konuda takılmayın.) Potaya bakmayan ancak deli gibi asist yapan bir adam geliyor aklıma. İstediği zaman sayı da buluyor orası ayrı. 10-11 yıllık TBL kariyerinde Hakan'ı istikrarı ile görüyoruz. Şuan kimse çıkıp Hakan'dan daha istikrarlı bir Türk guard oyuncusu söyleyemez. Söyleyecek olan varsa buyursun çıksın. Her gittiği takıma uyum sağladı Hakan ve asistini de yaptı. Salsa'da görüyorum ki Hakan'ın asist yapmasından ziyade, nasıl asist yaptığı tartışılmış. Neymiş, içeri deli gibi giriyormuş da topu dışarı sallıyormuş, artık top gelirse asist oluyormuş falan filan. Yahu güzel kardeşim, daha ne istiyorsun? Delicilik denen bir olayı Türkiye'de kaç tane guard yapıyor? Bunu geçtim. Dediğinizi kabul edelim diyelim. Peki, diğer takımlar, Hakan'ı savunan oyuncular, coachlar, neden Hakan'ın skor yapmasına veya asist yapmasına engel olamıyor? Tamam, kapatın pota altını, giremesin adam, asist yapamasın siz mutlu olun.. Kusura bakmayın ama, hiddetle kınıyorum orada yazılan yorumları. Adam nasıl asist yaparsa yapsın abi size ne? Her sezon, her gittiği takımda 6-7-8 asist ortalamaları tutturmuş bir adama bunları demek hakikaten saygısızlık. Kaldı ki Hakan'ın o bahsettiğiniz asistleri çalışılmış bir oyun diyebilirim. İçeri penetre edip topu dışarı çıkarıp asist yapma olayını Hakan; Tofaş'tayken Adem Ören ve Rasheed Brokerenborough, Kepez'deyken Tomislav Ruzic ile yapıyordu. Şimdi Karşıyaka'da da Leon Williams ile yapıyor. Mims ile yapıyor(du).
Olayın bir yanı daha var. Hakan'ın bu tarz asist yapması,takım coachlarının, yönetiminin bilmediği bir şey değil. Sonuçta her takım; oyuncu kalitesine, durumuna,pozisyonlara göre transfer yapıyor. Dolayısıyla sanıyorum ki Hakan bu sene KafKaf'ta tam yetki almış, sayı da atıyor asistini de yapıyor..
Gelelim top kayıpları konusuna.. Duymuşsunuzdur, takımın beyni guarddır her zaman. Ve o guard şuan asist lideri ise top kaybını fazla yapması normaldir. Top çoğunlukta Hakan'ın elindeyse tabii olacak. Son maçtan örnek vereyim; 27 sayı 12 asist 8 top kaybı. Baktığımızda attığı sayı biraz sürpriz olabilir, asistleri ise top kaybından daha fazla.. Bu da Hakan'ın iyi bir maç çıkardığının göstergesidir. İsterseniz, bir de sağlamasını yapalım ha? 12-8=4
Son bir şeye daha değineceğim. Şu gözünü sevdiğimin medyası; Ender Arslan'ı bu kadar pompalayacağına, Hakan Köseoğlu'nu pompalasaydı... Kim hak ediyor? Ender Efes'te ne yapıyor? Hakan Karşıyaka'da ne yapıyor? Ender Avrupa'da oynadı da ne oldu? Hakan'a bu şans verildi mi? Hakan'ın kendini göstermesini sağlayacak bir kulüp çıktı mı? Mı,mı,mı..
Bu yazı bitmez en iyisi noktayı koyalım...